Hepimiz için depresyon kaçınılmaz son mu?

PDFYazdıre-Posta

Makaleler - Depresyon

Son 2 aydır yaşamak için hiçbir neden göremiyorum, intiharı düşünüyorum ve ölümle ilgili şiirler yazıyorum. Her akşam uyumadan önce ağlıyorum ve bazı akşamlarsa sadece yatakta dönüp duruyorum. Ailem ve arkadaşlarıma içimden geçenleri anlatamıyorum ve sanki mutluymuşum, her şey iyiymiş gibi rol yapıyorum. Ama aslında kesinlikle iyi değilim…

15 yaşındayım ve son 6 aydır kendimi çok kötü ve sanki hayatın içinde kaybolmuş gibi hissettiğim dönemler yaşıyorum. Okulda iyiyim fakat bu aralar okulla ilgili çoğu şeye dayanamıyorum, hiçbir motivasyonum olmadığı için ancak kendimi çok zorlarsam bir şeyler yapabiliyorum. Harika bir arkadaş grubum var ama aynı zamanda aslında hiç arkadaşım yokmuş veya onları hak etmiyorum gibi geliyor. Kötü hissetmekten ve yapmaktan hoşlandığım şeylere artık ilgili duymamaktan yoruldum. Hayatımı artık idare edemeyecek kadar üzgünüm…

Uzun süre biriyle birlikteydim. Bir süre önce ayrılmaya karar verdik. İlk başlarda her şey iyiydi; ama şimdi sık sık ağlıyorum ve kendimi çoğu zaman üzgünken yakalıyorum. Başka biriyle yeni bir ilişkiye girmeye, onu unutamayacağımı düşündüğüm için, korkuyorum. Tekrar mutlu olmak bana çok uzak geliyor, çünkü hareket edecek enerjiyi bile çoğu zaman bulamıyorum. ..

“Bir insanın özgünlüğü ne kadar büyükse, o insan boğuntu karşısında o kadar çaresiz kalır.” Kierkegaard.

“Bu dünyanın insanı irkilten yanı korkunçluğu değil, olağan görünüşüdür.” T.W. Adorno

Maddenin ön planda tutulduğu, niceliğin ve sayıların her şeyin önüne geçtiği, daha iyi yaşamak savaşında kişisel gelişimin para kazanmayla paralel gittiği, fazla gülen insanlara ‘tuhaf’ gözle bakıldığı, özgünlüğün değil sürüye uymanın değer sayıldığı, insanların para için ‘çok şeylerden’ vazgeçtiği…sanırım bu değildi hayalimiz, içinde yaşamak istediğimiz toplum…veya biz de öyleyiz artık, değişmek için, dayanmak için desteğe ihtiyacımız var…

Uzman Psikolog Meltem Özcüler